Sosyal Medya Hakkında Düşüncelerim | Bölüm 3
2016-05-07 01:38:44

Çok uzun süredir bir konu bulup kendi fikirlerimi anlatan bir yazı yazmak isteği var içimde. Düşünürken sosyal medyanın hayatımızda kapladığı yeri ve kişisel olarak sosyal medyanın bize yaptığı olumsuzlukları yazmaya kara verdim. Muhtemelen yazım 2 bölümden oluşacak ancak siz okumak zorunda değilsiniz şimdi okumaktan vaz geçip başka insanların resimlerini beğenmeye veya kim nerede ne yemiş onu incelemeye, kim kiminle nerede bakmaya, oradan buradan birilerini düşürmeye, resim veya farklı bir materyali sosyal ağa yükleyip beğenilmeyi bekleye bilirsiniz.

Ben zahmet edip okumaya başlayan siz değerli okurlara teşekkür ederek konu ile ilgili düşüncelerimi size aktarmaya başlamak  istiyorum umarım sıkıcı bir yazı olmaz.

Öncelikle internet üzerindeki sosyalliğin ne olduğu konusuna değinmek istiyorum. Hepimizin kullandığı sosyal ağlar bana göre bizlerin kendimizde gördüğümüz eksikleri doldurarak, kendi bakış açımızla 4/4 lük olarak kendimizi başkalarına kakaladığımız bir ortam. Böyle yaparak aslında biz olmayan ama aynı zamanda kendi zihnimizdeki bir yaşam biçimini başka insanları kandırma yolunda kullanıyoruz. Demek istediğim bence sosyal medya bizim 2. kişiliğimiz başka bir değişle, psikolojik bir terim kullanacağım “Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu” yani bence sosyal medya psikolojik bir rahatsızlık.

Şimdi diye bilirsiniz sen bize delimi diyorsun hayır estağfurullah haddimi aşmak istemem ancak kendimizi bir yoklasak, isim vermeden resimlerin paylaşıldığı bir sosyal ağ var hangimiz orada doğal resimlerimizi paylaşıyoruz. Doğaldan kastım anında çektiğimiz, üzerinde zerre oynama olmayan. Eminim pek çoğumuz yapar ben yapıyorum, kendi adıma konuşmak gerekirse.

Neyse sosyal medyanın benim kafamdaki tanımını az çok anlamışsınızdır. Makalenin başında dediğim gibi ben sadece sosyal medyanın hayatımızda kapladığı yer ve olumsuzluklardan bahsedeceğim. Daha çok çok başlık eklene bilir ama benim için 2 önemli başlığı seçtim.

Sosyal Medyanın Hayatımızda Kapladığı Yer

Direk özetten başlayıp detaylandırmak istiyorum. Sosyal medya artık yaşamın olmazsa olmazı, ötelenemez, silinemez, yok kabul edilemez, edilmesine izin verilmez, zorla kullandırılır.

Ne dedim bak sosyal medya artık bir zorunluluk. Çünkü bu yazımı bile büyük ihtimal sosyal medyanın birinde gördün ve bu salak ne saçmalamış bir bakayım dedin.

Kendimle de çok barışığımdır yazı boyunca kendime bazı hakaretleri de etmekten hiç çekinmeyeceğim. Şimdiden kusuruma bak J

Eee şimdi dedim ya zorunluluk neden zorunluluk onu da açıklamam lazım çünkü ben onu oraya yazınca “hadi be sende, ben istesem kullanmam” dedin. Ama işte öyle olmuyor. Malum bu sosyal ağların en büyüğü var hani mavi bir kare içinde harf var, büyük ihtimal ilk onla tanışmışsındır. Bu arada ben siz dilini bırakıp sen diline geçtim yazı daha bir samimi olsun istiyorum. Yani buraya kadar okudun aramızda bir bağ oluştu gibi geldi J neyse konuyu dağıtmadan devam edeceğim. Ne demiştim “öyle olmuyor” da kalmıştım, dediğim gibi öyle işlemiyor sen ne kadar kullanmam desende muhakkak biri çıkıyor ve sana kullanılması zorunlu gibi hissettiriyor. Hadi birde örnek vereyim günümüzde hepimizin elinde akıllı telefon var eminim kullanıyorsun arkadaşlarınla sohbet ortamındasın ve sosyal medya hesabın soruluyor ve sen “yok” karşılığını veriyorsun, anında alacağın cevap “akıllı telefonun var sosyal medyan yok, ne gerek var onu kullanmana” bu söyleyecekleri arasında en basiti. Sen buna cevap versen de emin ol hep arkası geliyor çünkü geçen açıklanan bir rakama göre dünya nüfusunun 7 de 2 i sosyal medya kullanıcısı… Birde sosyal ağların en büyüğüne sallayacaktım araya laf sokuşturdum hani mavi kare içinde harf olan işte o geçen rakam açıkladı dünya nüfusunun 7 de 1,6 sı anlık olarak bağlanıyormuş, şimdi “7 de 1,6 ne az bir oran” dediğini duyar gibi oldum ama değil işte, bu dünyanın “az önce baktım” %38 i internet kullanıcısı basit bir matematik hesabıyla 7 de 2,6 sı internet kullanıcısı yani bu mavi kareli sosyal ağı internet kullanan 2,6 milyar insandan 1,6 milyarı kullanıyor. Eminim %50 den fazla olduğunu anlamışsındır şıp diye J. Yani demem o ki mutlaka çarşıda, pazarda, okulda, çevrende gördüğün her 2 insandan 1 tanesi potansiyel sosyal medya hastası ve sana da bunu aşılamaya meyilli.

Eminim az çok sosyal medyanın ne kadar hayatımızda olduğunu anlamaya başladın. Ben az önce mavi kareli sosyal ağdan bahsettim ama onun gibi tonlarcası var mavi kuş olanı, eski bir fotoğraf makinasına benzeyeni, arılı olanı… daha çok ya say say bitiremem ben sadece kullandıklarımı saydım, hatta bazı kullandıklarımı da sayamadım çünkü lakap bulamadım. Eee hal böyle olunca ne oluyor hepimiz en az bir sosyal ağla haşır neşir oluyoruz. Ben kullanmam diyeniniz varsa da külliyen yalan söylüyordur bu kadar açık ve net konuşuyorum.

Gelelim sosyal medyanın zamanımızda kapladığı yere. Benim asıl değinmek istediğim nokta burası çünkü gerçek sosyal yaşam artık bitme noktasında, çevremde görüyorum 1 den 120 ye herkesin elinde telefon var ve resim beğeniyorlar. Resim beğeniyorlar deyip duruyorum bende takmışım bu resimlere, sanki oyun oynamıyorlar, yazı yazmıyorlar, beğenmiyorlar, siyaset yapma çabasına girmiyorlar, edebiyatçı olmuyorlar, sevgiliyi bile o sanal ortamdan yapıp mutsuz olmuyorlar bla bla bla daha bir sürü şey… Ama bu dediklerimi yaparken şunu fark etmiyoruz psikolojilerimiz bozuluyor, dur dur burası 2. bölüm onu sonraya saklayacağım. Ben zamandan bahsetmeye devam edeyim. Ortalama bir insan gününün 3/1 ini uyuyarak geçiriyormuş bir araştırmada yazısında okumuştum, gün 24 saat ve günün 8 saati uykuyla geçti kaldı sana 16 saat bu 16 saate sevdiklerimizle beraber olacağız, güzel zaman geçireceğiz, çalışacağız, hele birde İstanbul gibi bir yerde yaşıyorsan oradan oraya koşuşturacağız ve bunları yaparken her zaman sosyal ağlara bağlanmak için kendimizi koşullandıracağız. Her boşlukta “acaba kaç beğenim oldu” dur acık “like yapıyım” deyip durmamız gerekecek. Ve yaptığımız bu sorgular yüzünden gerçek hayattan uzaklaşıp yaşamı o sosyal ağda yaşamaya başlayacağız, bu yazdığımı deneyimlerimle yazıyorum, öyle gelişi güzel bir söz değil çünkü benim lise zamanlarımda bu mavi kareli sosyal ağ daha yeni yeni popüler hale geliyordu (şunu da ekleyim ben bilgisayar programcısıyım günümün büyük kısmı bilgisayar ve internet) hep muhalefet oluyordum ama gel gör ki onu ve daha fazlasını kullanmaya başladım ve artık öyle bir hal aldı ki onları kapatmaktan korkar duruma geldim. Ha elimden geldiğince az kullanmaya çalışıyorum ama çevremdeki herkes artık o kadar o sanal dünyaya ait olmuş ki bende mecburen orada zaman gerçirmeye mahkum oluyorum. Yani istesek te istemesek te günümüzden büyük bir bölümünü o nefret ettiğim sosyal ağlara harcıyoruz. Oh be itiraf ettim ben sosyal ağlardan nefret ediyorum, ve çok tehlikeli buluyorum.

Gezmek, konuşmak, hayvanlarla ilgilenmek, yaşamda yer almak yerine gün geçtikçe bunları yapıyormuş gibi görünüp resimler paylaşan insanları like lamak hayatı kaçırmamıza neden oluyor. Zamanımızın büyük kısmını küçücük bir ekrana hapsetmiş durumdayız. Günlük aklımıza gelen en başlıca soru “acaba sosyal medyada ne var” şimdi bu deli ne diyor diye bilirsin bunu demen güzel bir şey çünkü sosyal medya hastalığı seni tam ele geçirememiş ama bu gelecekte dediklerimi yapmıyacağın anlamına gelmiyor. Makalemin bir amacı da önceden uyarmak.

O akıllı telefonunu ne zaman açsan kesin bir sosyal hesapta soluk alıyorsun.

Artık telefonunun en çok ses çıkarmasını sağlayanda o sosyal hesaplar.

Hatta artık arkadaşlarınla o sosyal ağlar sayesinde haberleşiyorsun.

Birilerine kendini yine o ağlarla beğendirme çabasındasın.

Yaptıklarını herkese göstermek içinde orayı kullanıyorsun.

Hatta yapacaklarınıda orada duyuruyorsun.

Evleneceksen oradan çağırı yapacaksın.

Söz yaptın hemen herkesin bilmesi gerek oradan yapıcaksın.

Tacizi tecavüzü bile oradan yapmaya başladın.

Kim kiminle diye yerel magazin olma yolunda da ilerlemeni sağlayacak.

Aklına başka ne gelirse artık hepsini sosyal medyalarla yapma telaşı içine gireceksin bence buna dur denmeli.

Sanırım biraz konuyu dağıttım ama düşüncelerimi az çok anlata bilmişimdir umarım. Sosyal medya hayatımızın her yerinde ve ben bundan rahatsızlık duyuyorum. İnsanlardan, hayvanlardan, bitkilerden, yaşamdan önemli olmaya başladı. Hayatımızda çok fazla yer kaplamaya başladı ve bu beni huzursuz ediyor.

 

Benden bu günlük bu kadar yarında 2. Bölümle devam ederim artık buraya kadar sıkılmadan okuduysan sana sonsuz teşekkür ederim. Biraz fazla yazdım sanırım ama bu konu benim için çok önemli umarım seni yazdıklarımla sıkmamışımdır ve devamını da okursun.


 

Şuan saat gece 1:50 ve ben Belediye binasından henüz geldim. Bugün biraz normalden farklı bir gündü, biraz kafamda dağınık ama dün başladığım yazıma bugün de devam etmem gerekiyor. Dün 1. Bölümünü yayınladığım yazıya kaldığım yerden devam edeceğim ama öncelikle dün ne anlattım direk bu yazıyı okuyanların kafasını karıştırmamak adına özet geçeyim.

Dün sosyal medyanın hayatımızda ve zamanımızda ne kadar yer kapladığını yazmıştım ve sonuç olarak haddini aştığını ve benim sosyal medyadan nefret ettiğimi öğrenmiştik J

Yazımın 2. Bölümünde sosyal medyanın olumsuzluklarından bahsedeceğim. Tabi ben gün içinde düşünürken yazıma sosyal medyanın ne kadar tehlikeli olduğunu da ekleme kararı aldım yani bu yazımın 3. Bölümüde olacak ancak onun için söz vermeyi hemen yarın yazamaya bilirim çünkü malum insan para kazanmak zorunda bir takım işlerim var.

Sosyal medyanın hayatımıza kattığı olumsuzluklar.

Dedim ya ben sosyal medyadan nefret ediyormuşum, bundan dolayı biraz uç noktalara gidebilirim, tabi bugün birazda sinirlerim bozuk bundan dolayı yazımda bozulabilir, elimden geldiğince düzgün yazmaya çalışacağım ama bu gavurun icatları beni sinir etmek için yapılmış gibi…

Bak az önce bir sinir geldi yokladı neyse sosyal medyada artık bir sıçarken resim paylaşmıyoruz belki de paylaşan vardır şuan emin olamadım, ama atladığımız bir nokta var malımıza çok düşkünüzdür hani pek paylaşmayı sevmeyiz ama bu şerefsiz gavur bize öyle bir sözleşme kabul ettiriyor ki bildiğin kendimizi ona kiralıyoruz. Pek çoğumuz okumuyoruz bu sözleşmeyi bende tam okudum sayılmaz kullandığım sosyal mecraların bazılarında kısmen okudum ama durum gerçekten çok vahim lan !!!

Bu sözleşmenin tehlikesinden diğer yazımda bahsedeceğim ama konu olumsuzluk ona örnek vereyim; yaptığımız paylaşımların biz izin versek te vermesek te tamamen o sosyal medya sitesinin patronunun malı olması. Şimdi “ne gibi bir olumsuzluk lan dangalak” diye bilirsiniz ama siz o paylaşımı silseniz de herifler onu saklıyor, -bak gördün mü ne olumsuzluk. Ulan siber alem diyoruz hayırdır filimler de “kırılmayacak sistem yoktur” tabirini hiç mi duymadın. Şans eseri bu siteler bir kırılsa belki de oraya attın sıçarken ki resmin kötü insanların eline geçecek. Bu siteler sana sonsuz güvenlik garantisi vermiyor ki.  Tabii bu dediğim çok uç nokta nerden başına gelecek…

Ben sana daha ufaklarından bahsedeyim. Sosyal yaşamın zedeleniyor, nasıl mı şimdi senin karşı cinsten duygusal bir arkadaşın var ve dışarı çıkarken ufak bir yalan attın “aşkım ben bugün evdeyim” ama arkadaşlarınla takılırken yer bildirimi yaptılar, sanda hiç söylemeden seni eklediler, haaah al işte başına belayı kurtar yakanı bakıyım. Diyorum sosyal medya zararlı arkadaş insanlar arası ilişkileri zedeliyor. Bizim yalan söyleme özgürlüğümüzü elimizden alıyor. Tabii bir yandan güzel bir şey dürüstlük adına ama ne gerek var ya bu gerginliği yaşamaya…

Bu örneğim aklına daha çok yatmıştır herhalde başka da örnek vereyim, toplanıyorsun arkadaşlarınla bir mekana gidiyorsun, tabii kız erkek karışık gidiyorsun orada yer bildirimi yapıyorsunuz, pat pat kızlara olur olmadık orospu çocuklarından istek geliyor, hadi isteği geçtim sosyalleşmek olduğundan konsept biraz uyuyor ama hatsiz pezevenk kızlara yazıyor tabii erkeklerde bu doruma bozuluyor, al sana cinayet sebebi öldür sen suç öldürmesen suç…

Şimdi sana şaka gibi gele bilir ama sosyal medya yüzünden insanlar kırılıyor ve bunu belli edemiyor çünkü ortada bir şey yok. Fiziksel bir ortam değil ki tamamen 1 ve 0 lardan oluşan uyduruk bir yer. Ulan o 1 ve 0 dan oluşan mekan yüzünden evlikler bitiyor, sevgililer ayrılıyor yada mutsuz oluyorlar çünkü sürekli kavga halindeler, arkadaşlıklar zedeleniyor çünkü iki lafın belini kırmaya gittiğin yerde çıkarıyon o akıllı telefonunu elin çıplak karısını, kaslı herifleri beğeniyosun. Affedersin ama benim böyle arkadaşlarımın gözümdeki değeri her geçen gün azalıyor eminim sana da aynısı olacak.  Yahu canlı yaşayan insanlarla iletişimin azalıyor lan. Daha kötüsü var mı ?

Uzun uzun daha çok örnek anlata bilirim ama anlatmak istemiyorum, bu yazıyı okuduğuna göre belli bir seviyede eğitimin var örneklerimden az çok çıkarım yaparsın. Günümüzde yaşadığın sorunların büyük kısmı bu sosyal ağlar yüzünden oluyor. Çünkü sosyal medyayı gerçek bir yer gibi algılıyoruz. Onun yalan sadece bir eğlence alanı olduğunu unutup, oranın hayatın içinde, hayatın akışında biyer olduğunu düşünmeye başlıyoruz ve buda sosyal medyada arkadaşlarımızın söyledikleriyle arkadaşlıklar bitirip başlatmamıza, sevdiklerimizden ayrılmamıza, insanları sınıflandırmamıza neden oluyor.

Bak ben sosyal medya berbat bir yer hayatından çıkar demiyor. Çünkü bende kullanıyorum ama onu önemseme diyorum.

Şimdi bir örnek daha vereceğim, bu mavi kuş olan bir tane site var orada istediğin şeyi 140 karaktere sığdırıp yazıyorsun konsept güzel benim hoşuma gidiyor, saçmalıyorsun falan kimse umurunda olmuyor ama bir yakının okuduğunda senin hakkında abuk sabuk düşüncelere kapılıyor. Çok geldi başıma çarşıda yürürken arkadaşın birinin “senin psikolojin bozuk” dediğini hatırlıyorum J. Bir örnek daha vereyim gerçek hayat yerine koymakla ilgili, ben her tür müziği dinlerim kulağıma hoş gelen tüm müzikler benim için önemlidir ve bu müzikleri diğer insanlarla paylaşmayı severim. Yine bir dönem çok müzik paylaşmaya başladım en son beni evlendirme planı yapıyorlardı J kime aşıksın gibisinden…

Demem o ki sosyal medya hayatımıza şu olumsuzluğu kattı özel hayatın gizliliğini bizim verdiğimiz izinle geçersiz kıldı. Bir yere gittiğimizde herkes biliyor, ne yersek söylüyoruz, yaşadıklarımızı anlatıyoruz, falan filan daha çok fazla şey var. Özel hayatın gizliliği gitti, yalanda söyleyemiyorsun, arkadaşlarınla da çatışıyorsun, akrabalar birbirleriyle çatışıyor, sosyal medyalar üzerinde kurduğun en ufak sallantıda dağılan ilişkilerin var… daha saydırma bana ya bu kadar sosyal medyaya bağlı olma. Hayatında sana da saklı bir şeyler kalsın, senin için özel insanlar için saklı bir şeyler kalsın. Her şeyi sosyal ucubelerde yaşarsan hiç anın kalmaz çünkü anı zihinsel bir kavramdır ve sadece hatırladığın kadarıyla güzeldir tamamını hatırlamak sana o anıdaki olumsuzlukları da hatırlatır.

Artık bitireyim son 1 saattir yazıyorum yoruldum, sosyalleşelim derken hastalanıyoruz, ruhsal olarak hastalanıyoruz. Yediğimizi, gezdiğimizi, giydiğimizi, gördüğümüzü paylaşmak artık bir zorundalık düşüncesine dönmüş durumda…

 

Sürçülisan ettimse affet ama durum bu hayatımızı o sosyal ucubelerin kontrolüne teslim ediyoruz bunu engelleyip haddinde kullanmamız gerek…



 

Yazımın ilk 2 bölümünün üzerinden bayağı zaman geçti 3. Bir bölüm olacağını söylemiştim ancak yoğunluktan yazma fırsatı bulamadım… Neyse artık yazıyorum bir boşluk yakaladım ve değerlendireyim dedim.

İlk bölümde sosyal medyanın aklımdaki şeklinden bahsettim ikinci bölümde hayatımıza kattığı olumsuzluklardan bahsettim ve kapanış olarak tehlikesinden bahsedeceğim. Bununla ilgili birde Mark Zuckerberg Nasıl Delirmiyor ? başlıklı bir yazımda vardı orada da ufaktan bir değinmiştim.

Şimdi aklınıza sosyal medya nasıl bir tehlikesi olabilir diye sorular gelmiştir aslına bakarsanız sosyal medyada dışarda karşılaşabileceğinizden daha fazla tehlike var. Nedeni ise sosyal medyayı küçümsememiz. Şöyle açıklayım aman ne olacak anlayışı. Daha da açayım bunu bir içerik paylaşacaksınız, paylaşımı yaptığınız an bu paylaşımdan doğacak bütün sorunları kabul etmiş olursunuz yani birine hakaret ettiğinizi düşünürsek ve sizi dava ettiğini düşünürsek sosyal medya şirketi anında sizi satar J. Ve görüyorum pekçok zaman üslubumuza dikkat dahi etmiyoruz ancak sosyal medyada yaptığınız hakaret, tehdit artık alınıza ne gelirse direk size yönlendirir ve tüm sosyal medya siteleri sizin ne yaptığınızı kayıt altına alır. Bir şey paylaşsanız ve sonradan silseniz dahi bu sizin karşınıza çıkabilir. Bu sebepten yazdıklarınıza çok dikkat edin direk 1. Kişileri hedef alan yazılardan uzak durun.

Başka bir tehlikesi ise kontrolsüz reklam, ev ortamında ortak kullanılan bir bilgisayar olduğunu var sayalım 15 yaşındaki çocuğunuzda bu bilgisayarı kullanıyor sizde olur ya kullanıcılardan birisi pek hoş olmayan şeyler arar sosyal medyadaki o çok bilmişler sizin girdiğiniz siteleri takip eder yada baktığınız resimleri inceler ve size olmadık reklamlar sunar. İşte burada çocuğunuza zararlı içerikler denk gelme riski oluşur… Bu bana çok büyük bir tehlikedir, zaten hali hazırda internet aşırı tehlikeliyken sadece yalnışlıkla yapmış olduğunuz bir tıklama yüzünden çocuğunuzun hiç görmesini istemediğiniz sitelerde dolaştığına şahit olabilirsiniz.

Başka bir tehlikesi ise paylaştığınız içeriklerin 3. Kişilerce çalınabiliyor oluşu atıyorum bikinili bir fotoğraf paylaştınız bu artık kötü kişilerin eline geçme ihtimali var demektir. Çünkü hiçbir sosyal medya size paylaştığınız içeriği koruyacağı veya çoğaltılamıyacağı yönünde bir beyanda bulunmaz. Tam aksine kendilerinin hiçbir sorumluluk kabul etmiyeceğini belirtir. Senin masum bir şekilde paylaştığın bir içerik hiç olmadık yerlerde kullanılabilir. Ve ruhun birle duymaz sonra 2 gün sonra ya senin resmide şura da gördüm ne iş dediklerinde şaşırma…

Ve artık komple teorimi de ortaya atayım düşün az bugün herkesin elinde akıllı telefonlar ve içlerinde sosyal medya uygulamaları var. Bu uygulamaların pek çoğu konum servislerini kullanmak istiyor. Bu şu demek ben senin nerede olduğunu bileceğim bana söyleyeceksin. Ve ben sana şunun garantisinide vermiyeceğim senin konum bilgilerini kesinlikle saklayacağım %100 bende gizli kalacak hiçbir firma bunun garantisini vermez veremez çünkü sanal dünya 2.yazımdada dediğim gibi çok kolay işgal edilebilir yani senin güvendiğin bu siteden sürekli senin konum bilgilerin alınabilir ve an an seni izleyebilirler.

 

Bence bu kadar tehlike yeterli daha da artırılabilir ama şuan aşırı derecede başım dönüyor ve düşünemiyorum. Sırf sözüm var bir yazı daha paylaşacağım dediğim için yazma kararı aldım, tabii birde uykum kaçtı J

 

Neyse her nekadar bu yazdıklarımı söylüyor da olsam ben pek çok sosyal hesabı kullanıyorum ancak ben bunlardan kurtulmayada çalışıyorum. Şuan büyük kısmından kurtulmuş durumdayım ve sizede tavsitem kurtulmaya çalışan kurtulamasanızda kullanımınızı denetleyinki yukarda söylediğim olaylar başınıza gelmesin.

 

Belki beni geri kafalı olarak göre bilirsin. Ancak şunu belirteyim sosyal medya kullanımı bu şekilde devam ederse çok büyük problemler kapımızda en azından denetim altına almamız gerekiyor.

 

Daha uzun uzun yazmak isterdim ama bayılacakmış gibi hissediyorum. Ve yazımı sonlandırıyorum. 

Yorum Sistemi Şuanda Devre Dışıdır...
Becerilerim
Css
★ ★ ★ ★ ☆
HTML
★ ★ ★ ★ ★
JS
★ ★ ☆ ☆ ☆
Ajax
★ ★ ☆ ☆ ☆
PHP
★ ★ ★ ☆ ☆
ASP.Net
★ ☆ ☆ ☆ ☆
Photoshop
★ ★ ★ ☆ ☆
C
★ ★ ☆ ☆ ☆
VB.Net
★ ★ ☆ ☆ ☆
Delfi
★ ★ ☆ ☆ ☆
Sponsor
Copyright 2014 www.DenizBayhan.com.tr | All rights reserved